Ecevit's super site

Ana Menu


Gûncel Haberler

Yeni Haberler
Sitemizde her zaman yeni haberler bulabilirsiniz.



KURD-ISRAIL

Makale


YENI OLUSUM ESKI FILIM MI? / Yasar Kaya

Elbete ki, hiç bir Kürt yurtseveri kendi özgürlügünü temsil eden Kürt mucadelesini birakamaz. Bu yurtseverlik ve de özgürlük mucadelesinde siz solcu, sosyaldemokrat, burjuva aydini, Kürt toprak sahibi ve Kürt aristokratlarini kucaklamak zorundasiniz. Bütün sinif ve katmanlari kucaklamak budur. Siz hem Kürt zengini, burjuvasi bana lazim degil deyip yazacaksiniz, sonra da ona gidip el açip para istiyeceksiniz, bu çikmaz bir sokaktir.

Üretim araçlari cok ilkel olan köylülük, sadece karnini doyuracak kadar üretim yapabiliyor. Pazara götürüp satacagi bir ürünü yok, onun için ulusal pazari yok, ulusal pazari olmayanin burjuvazisi olamaz, burjuva olmayinca milliyetçi yurtseverlik olmaz.

Yurt nedir?: Bir milletin üstünde yasadigi vazgeçilmez toprak parçasidir. Bu toprak üstünde çingene cadiri kurmak için kan dökülmez, bu toprak üstünde devlet kurulur, devlet...

Ama sartlar sizi otonomi, federasyon gibi hukuki statülere zorlayabilir, ona söylenecek söz yok. Netice bir halkin kendi kaderini tayin hakkidir. Bundan hiç bir yurtsever vazgeçemez.

Evet, “dag köylülügün cumhuriyetidir.” Bu laf dogru, ama dagda bilim, teknoloji, sehirlesme olmaz. Hele dagda demokrasi hiç olmaz. Demokrasi dagdan sehire inmez. Demokrasi sehirlidir, burjuvazinin yönetim seklidir. Onun için demokrasi, sehirlerden kirsala gider. Bütün bunlar klasik tespitlerdir. Yirmibirinci yüzyilda Kürtlere devlet lazim mi-degil mi? Bu bosuna bir tartismadir. Her ulusun kaderini kendi iradesiyle belirleme hakki vardir.

Kürt özgürlük hareketi, çesitli dönemlerden geçerek bu günlere geldi. Biz mesrutiyet dönemi Kürt aydinlari, isyanlar dönemini, Kürt baskaldirilarini, cumhuriyet dönemi mucadelelerini elimizin tersiyle itemeyiz. En azindan yurtseverligin tarihine sahip çikmak lazim. Son elli yilda dört parçadaki Kürt hareketine müdahale var. Ulusal ve Demokrat niteligini bozan ayrik otlari var. Kürdün sagcisi, solcusu, dincisi Kürde yeter. Kürt halkinin önüne fahise üreten sistemin safsatalarini koyanlarin yakamizdan el çekmelerini istiyoruz. Halkimiz bunlari kovuncaya kadar biz bunlari yazacagiz...

Kürtlerin kiblesi yurtseverlik ve ideolojisi demokrasidir, halk iradesidir. Halk iradesi seçimle olur. Muhalefet, demokrasinin olmazsa olmaz kosuludur. Muhalefet olmadi mi, tek parti vardir. Hitler, Mussolini, Mao, Saddam bunlari denediler, akibetleri hepimizce biliniyor. Kemalizm bu tek parti ideolojilerinin dünyadaki son ucubesidir. Halen de Türkiye´nin demokratiklesmesinin en büyük engelidir. Türkler Avrupa Birligi ile kemalizmi asmaya calisiyorlar. Cumhuriyetin seksen yilda gördügü en basarili hükümet , AKP hükümetidir. O da kemalist degildir. Belki de basarisi bundan dolayidir. Arkasina, kemalizme karsi dindar halk kitlesini alarak yürümektedir. Simdi her zamandan daha çok bir Kürt partisine ihtiyaç var. Kürt sorunu çözülünceye kadar bu partiye ihtiyaç var. Çünkü halkin iradesi böyle bir parti ise, muhatap da o dur. Lafi agizda gevelersek olmuyor, Kürt legalitesinin kudugu dört bes parti, Türkiye partisi olamadiysa bunun sebepleri var. Su açikça bilinmelidir ki, Kürt siyasetinin atardamari Türkiye´dir, orada basarili olan, hem Kürdün partisidir, hem de çözümde muhataptir. Bu muhatabi kimse gözardi edemez.

Siyaset okulu hapishaneden çikan dört Kürt politikacisinin Kürdistan ve Avrupa seyhatlerinden sonra ilan ettikleri Demokratik Halk Hareketini, Türkiye´ye gitmesani olmayan ben hariç, eski ve yeni parti Genelbaskanlari bir araya gelerek desteklerini açikladilar. Bu sekilde Kürtlerin Kuzey Kürdistan´daki politikasi yeni bir noktya geldi. Bu hareket nasil partilesecek? Bu çok önemli. Geçmisi ve gelecegi tartismadan böyle bir partilesmeye gitmek mümkün degil. Bu tartismayi iki satirlik gazete kösesi ve bir iki televizyon programinda degil, halka giderek halkla birlikte tartismak gerekir. Yoksa geçmisin basarili olamayan bir modelini tekrarlamak bir fayda getirmeyecek, Kürt legal demokrat hareketini tümden bitirecektir.

Kürtler Türkiye´de demokrasi mucadelesinin en aktif ve en kayda deger gücüdür, bunu besleyecek bir demokrasi kültürü gerekli, buda politik gelismislige bagli bir olay, ha diyince olmuyor.

Türkiye´nin 17 Aralik itibariyle müzakere tarihi alacagi süphe götürmez, o zaman Türkiye´nin yükü daha da artacaktir. Büyük Avrupa yolunda ilerlemedir bu. Cezaevleri, Kürt sorunu, uyum kanunlari vs. ele alinacaktir. Türkiye´nin tek tek çare bulmasi gereken degisiklikler olacaktir. Bu degisiklikler en cok Kürtleri etkileyecektir. Ama Kürtler topyekün bu isin neresindeler buna bakmak lazim. Ortadogu´da olup bitenler en cok Kürtlerin gelecegini ilgilendiriyor. ABD´nin Irak´a gelisi bir kapi açti Kürtlere. Önümüzdeki aylarda Iran ve Suriye´ye ABD tarafindan yapilacak müdahaleler, ister istemez Kürtlerin konumuna ve mücadelesine yeni bir ivme kazandiracaktir.

Oysa Kürtler ne diasporada ne de kuzeyde hazirlikli degillerdir. O bakimdan yeni bir parti olusumu önem kazanacak bir adimdir.

Avrupa Birligi'nin Türkiye'ye verecegi muzakere tarihi 17 Aralik yaklasirken Türkiye´deki Kürtlerin nasil tarif edilecegi problem oldu.

Iki Dersim´li Munzur suyunda balik tutmaya gitmisler. Oltaya Munzur´un meshur alabaligi takilmis, çekmisler oltayi, biri digerine, “No Filo no Gergedano” demis. (=Ne Fil´dir ne Gergedan) Peki bu nedir?

Biz Kürtleri yeniden kesfedenlere göre, “Kürt yoktu, kimlikte gerekmiyordu. Simdi Avrupa Birligi belasini madem ki basimiza aldik, orada her ulusun, ulusal kimligi var, bizim de Kürtlere bir kimlik bulmamiz lazim,” diyorlar.

Ama bir türlü de anlasamiyorlar. Inkar bela açti baslarina, yanlis hesap seksen yil sonra Bagdat´tan döndü, hemde Kürt katili Saddam Hüseyin´in bulunmadigi bir Bagdat´tan.

Bana göre devlet bu konuda hazirliksiz yakalanmamak için “Türkiye vatandasi, Türkiyeli kimligi” gibi laflarla Süleyman Demirel´in agzindan bunu dillendirdi. Türkiyeli olmak bir Kürt için cografik bir tarifti, ama Kürt kimligini tarif eden birsey degildi. Öbür taraf, ben Türk degilim, Türkyeliyim mi diyecekti? Elbette ki hayir. Osmanlilik ölünce, Türklük tek ulus, tek dil, tek kimlik olarak ortaya çikmisti. Digerleri yok sayilmis, ya asimlasyon veyahut imha ile ortadan kaldirilmisti. Tek ulus yaratma gayreti, önce Pontus halkina saldirarak onu yok etti. Ikinci hedef Ermeniler di onlarda katledildiler. Üçüncü hedef egedeki Elen=Rum halkiydi, onlara da saldirdilar. Kurtulabilenler mübadele (=degistirme) adi altinda canlarini kurtarip Yunanistan´a kaçtilar. Mal-mülk, onur, hersey ellerinden gitti. Dördüncü hedef Kürtlerdi, Kürtler bu inkar ve imhayi kabul etmediler, buna isyan eitler. Isyan dönemi herkesce biliniyor.

Türkiye´nin tarihinde üç önemli olay ve baslangiç var. Birincisi Cumhuriyet, ikinci çok partili dönem, üçüncüsü de Avrupa Birligi'ne giris dönemi olacak.

Kürdü seksen yil yok sayan Türkiye üçüncü dönemde çözüme gitmek zorunda.

Yasar Kaya


© Copyright - 2005 Bumsuz.net Websitesi. All rights reserved.
Webmaster: Ecevit Yagci ecevit01@yahoo.dk

Makale

Yasar Kaya: Yeni olusum eski filim mi?

Kürtler ne olduklari konusunda kendileri karar vermelidir


Sponsorlar



Galeri

diyarbekir-iskence.jpg
diyarbekir-iskence

btm-newroz8zx.jpg
btm-newroz8zx.jpg

Dilan.jpg
Dilan.jpg

SeyxSaid.jpg
SeyxSaid.jpg


Kitap - Pirtük

Kitaplar