Ecevit's super site

Ana Menu



Bumsuz Köse yazilari


Ecevit yagci

Göç ve Sürgün




Real Bumsuzspor


Gûncel Haberler

Yeni Haberler
Sitemizde her zaman yeni haberler bulabilirsiniz.

»Kitap

»Sinema

»Galeri

»Son Haberler




Bumsuz
Bumsuz, Turkey Forecast
KØBENHAVN Click for Copenhagen, Denmark Forecast

Osmanli’dan bugüne Kürtler ve Devlet-2

Taraf/AYSE HÜR

Erzurum Kongresi’ne Alevi Kürtlerin yurdu Dersim’den delege davet edilmemisti. Agirlikli olarak Kürtlerin yasadigi Elaziz’den dört, Mardin’den üç delegeyi Elaziz Valisi, Diyarbakir’dan seçilen üyeleri ise Diyarbakir Valisi engellemisti
























Erzurum ve Sivas Kongreleri’nde Kürtler temsil edildi mi?

Mustafa Kemal Vahdettin görevlendirmesiyle, 3. Ordu Müfettisi ve ‘Fahrî yaver-i hazret-i sehriyari’ unvani ile 19 Mayis 1919’da Samsun’a çiktiktan kisa süre sonra Dogu ve Güneydogu Anadolu’daki bazi Kürt asiret reislerine telgraflar çekmisti. Telgraflarda kendisinin Sultan tarafindan atandigini yakin bir zamanda Kürdistan’i ziyaret etmek istedigini söylüyor, ayni zamanda ülkenin isgalci güçlerden kurtulusu için onlardan destek istiyordu. Osmanli Meclis-i Mebusani ve Diyarbakir’daki Kürt Kulübü’nün üyesi Kamil Bey’e ve Diyarbakir’li Cemil Pasazade’ye çektigi telgraflarda, Ingiltere’nin bagimsiz Kürdistan’i Ermeni çikarlarina kurban etmeye çalistigini, halbuki Kürtlerin ve Türklerin kardes oldugunu söyledikten sonra ‘Bizim varligimizin Kürt’lerin,Türk’lerin ve bütün Müslümanlarin yardimina ihtiyaci var. Genel olarak hepimiz bagimsizligimizi korumaliyiz ve ülkemizin bölünmesine izin vermemeliyiz. Ben Kürt’lere, Osmanli Devletinin parçalanmamasi sarti ile, onlarin gelismesine ve ilerlemesine vesile olacak bütün hukuk ve imtiyazin verilmesinden yanindayim” diyordu. (Ghalib Sabah, “The Kurds between Sevres and Laussanne: to what extend does the Treaty of Sevres justify the Kurds’ nationalism aspiration?”, Londra Üniversitesi Tarih Bölümü’nde kabul edilmis master tezinden, s.26)

KÜRT LAWRENCE FAKTÖRÜ • Mustafa Kemal’i bu vaatleri yapmaya götüren en önemli faktör Ingiltere’nin 1919’un yazinda, Kürt’lerin ‘devlet kurma kapasitesi’ni anlamak için daha sonra ‘Kürt Lawrence’ olarak taninan istihbarat binbasisi E.W.C. Noel’i, Kürdistan’a göndermesiydi. Bagimsiz Kürdistan devletinin atesli taraftari olan Noel, Celadet Bedirhan ve Kamran Bedirhan basta olmak üzere Bedirhanilerle iliski kurmustu. Bu haber Mustafa Kemal’e ulastiginda Noel ve arkadaslarinin tutuklanmasi için emir çikardi. Bu iste bazi Kürt asiret reisleri Mustafa Kemal’e rehberlik ve yardim ettigi gibi Mustafa Kemal’e destek mesajlari gönderdiler. Halbuki Noel’in Nisan 1919’da Musul’dan çikarak bir çok merkeze ugradiktan sonra Haziran ayinda Diyarbakir’da sona eren gezisi Kürtlerden ziyade Yunanlilarin Ege’ye yaptigi çikartmadan sonra hemen hepsi eski Ittihatçi olan Kürt Kulübü üyelerinin hakim oldugu bölgede, bir katliama ugramaktan korkan gayrimüslimlerin durumunu tespit etmeye yönelikti. Noel gezi sirasinda bazi önemli Kürt asiretlerinin ‘ulusal’ bir yapiyi tasiyacak güçte ve gelismislikte olmadigini da tespit etmisti. Nitekim bir süre sonra baska gerekçeler de araya girince Ingilizler ‘bagimsiz bir Kürdistan’ projesinden vazgeçtiler. Bunun üzerine Mustafa Kemal Kürtleri, Vilayat-i Sarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin (VSMHC) Erzurum’da yapilacak genel kongresine davet etmeye karar verdi. (Andrew Mango, “Ataturk and Kurds”, Middle Eastern Studies, Vol. 35, No.4, 1999, s. 1-10)

WILSON PRENSIPLERI • VSMHC, 1918’de Ittihatçilar tarafindan Istanbul’da kurulmustu. Amaci, Dogu Anadolu bölgesinde bir Pontus devleti ya da Ermenistan kurulmasini önlemekti. Erzurum’a giderken hem Türk tarafinin hem de Kürt tarafinin temel beklentisi, Mondros Mütarekesi ile her kösesi yabanci isgaline ugramis Anadolu’da, ABD Baskani Wilson’un ‘14 Ilkesi’ uyarinca bir çikis yolu bulmakti. Çünkü Wilson ilkelerinin temelini savas sonrasinda kurulacak dünya düzeninin ‘milliyet esasina göre’ olmasi olusturuyordu. 14 Ilke’nin 12. maddesi ise “Osmanli Imparatorlugu’nun Türk olan kisimlarinin Osmanli egemenligi saglanacak fakat Türk olmayan diger halklara otonom idareler verilecek, Çanakkale Bogazi’nin milletlerarasi garanti altinda her milletin gemilerine daimi suretle açik olacak” diyordu. Wilson’un Ermeni mandasi konusunda isteksiz olmasi da eklenince Kürtler ve Türkler, ABD’ye iyice sempati duymaya baslamislardi.

ITTIHATÇILARIN HAKIMIYETI • 23 Temmuz 1919’da baslayan kongreye, Türklerin agirlikli oldugu Erzurum Vilayeti’nden 24 (bazi kaynaklara göre 26) kisi, Sivas Vilayeti’nden 12 (bazi kaynaklara göre 10) kisi, Trabzon Vilayeti’nden 18 (bazi kaynaklara göre 16) kisi katilirken, Kürtlerin agirlikli oldugu Bitlis Vilayeti'nden dört kisi, Van Vilayeti’nden iki kisi katilmisti. Bunlardan 33’ü (bazi kaynaklara göre 53’ü) Ittihatçi, ikisi Hürriyet ve Itilafçi idi. Delegelerin 22’si Kürt asilliydi ama Kürtleri temsil etmiyorlardi. Aksine, Ittihatçilarin Türkçülük ideolojisini benimsemis kimselerdi. (Dervis Kilinçkaya, “Milli Mücadele’de Kongreler ve Ittihatçilik Sorunu”, http://www.ait.hacettepe.edu.tr/akademik/arsiv/kongr.htm.)

Öte yandan, kongreye Alevi (Kizilbas) Kürtlerin yurdu olan Dersim Vilayeti’nden kimse seçilmemis ve katilmamisti. Yine agirlikli olarak Kürtlerin yasadigi Elaziz’den katilacak dört kisiyle, Mardin’den katilacak üç kisiyi Elaziz Valisi Ali Galip engellemisti. Diyarbakir’dan seçilen üyeleri ise (kaç kisi bilinmiyor) Diyarbakir Valisi engellemisti. Kürt milliyetçiliginin önderlerinden olan Cibranli Miralay Halit Bey kongreye davet edildigi halde mazeret gösterip katilmamisti. (Bunun nedeni 1925’te anlasilacakti.) Seyit Abdülkadir’in basini çektigi Kürt Teali Cemiyeti ise, Erzurum Kongresi’nce gönderilen heyeti sessizce dinleyip, baslarinin çaresine bakmalarini söylemisti. Bagimsiz Kürdistan pesindeki Bedirhaniler ise yurt disina çikmislardi.

Böylece Kürt milliyetçiliginin temsilcileri olmadan toplanan Erzurum Kongresi’nin 7 Agustos 1335/1919 tarihli Beyannamenin 1. maddesinde Erzurum, Sivas, Diyarbakir, Mamuretülaziz, Van, Bitlis Vilayeti dahilindeki topraklarin ve üzerlerinde yasayanlarin ayrilamayacagi ifade edilerek, Türk milliyetçilerinin Misak-i Milli söylemi kagida geçiriliyordu. Beyannamenin 8. maddesinde ise Wilson’un ‘milletlerin kendi kaderini tayin hakki’ prensibinin geçerliligi vurgulaniyor, konunun toplanacak ‘milli meclis’te ele alinacagi vaat edilerek, deyin yerindeyse, Kürtlere ‘havuç’ uzatiliyordu. (Kongre hakkinda ayrintili bilgi için: Cevat Dursunoglu, Milli Mücadelede Erzurum, Ankara 1946; Süleyman Necati’nin Hatira Defteri, Yay. Haz. Ali Birinci, Istanbul 1999)

SIVAS KONGRESI’NDE NE OLDU? • Peki, Mustafa Kemal'in ‘asil’ kongre kabul ettigi Sivas Kongresi'nde Kürtler temsil edildi mi? Maalesef hayir. Sivas’a gitmek üzere Erzurum’da seçilen 8 kisilik ‘Heyet-i Temsiliye’ su üyelerden olusmustu: Mustafa Kemal (Eski Üçüncü Ordu Müfettisi); Rauf Bey (Eski Bahriye naziri), Hoca Raif Efendi (Eski Erzurum Milletvekili), Izzet Bey (Eski Trabzon Milletvekili) , Servet Bey (Eski Trabzon Milletvekili), Seyh Fevzi Efendi (Erzincan’da Naksî Seyhi), Sadullah Efendi (Eski Bitlis milletvekili), Haci Musa Bey (Mutki Asiret Reisi.)

Bu sekiz kisiden son besi, Erzurum Kongresi’ne delege olarak bile katilmamislardi. Trabzonlu delegeler o günlerde Milli Mücadele’ye katilmak yerine özerk bir Trabzon olusumu pesinde kosan Trabzonlulari ikna etmek için seçilmisti, Kürt delegeler ise Türk-Kürt ittifaki görünümünü pekistirmek için listeye yazilmislardi. Mustafa Kemal’in Erzurum’a özel olarak davet ettigi Mutkili Haci Musa Bey, bölgesinde zorbaligiyla taninan bir asiret reisiydi, korkusundan bölgesinden çikamadigi için Sivas’a da gidememisti.

Sonuçta, 4 Eylül 1919’da açilan Sivas Kongresi’nde Mustafa Kemal ve arkadaslariyla beraber sadece 38 kisi hazir bulundu. Kongre’ye Osmanli dönemi yöneticilerinden Ittihatçi Mazhar Müfit’in (Kansu) disinda herhangi bir Kürt asilli katilmadi. Diyarbakir temsilcisi olarak giden Ihsan Hamid, Sivas’a yetistiginde kongre sona ermisti. Ancak, kongreye katilmayan Ihsan Hamid, Sadullah Efendi ve Haci Musa Mutki adli üç Kürt reisi, 12 üyeden olusan baskanlik konseyine seçilerek Türk-Kürt ittifaki zahiren de olsa kuruldu. Kongreye damgasini Ittihatçilik ve manda meseleleri vurdugu için, Wilson Prensipleri uyarinca ‘kendi kaderini tayin hakki’ gibi konular ele alinmadi. Kongrenin sonuç bildirisinde sadece "Milli iradeyi temsil etmek üzere Millet Meclisi'nin derhal toplanmasi mecburidir" gibi muglak bir ifadeyle yetinildi ve Ankara’ya dogru yola çikildi. (Ulug Igdemir, Sivas Kongresi Tutanaklari, 1999.)

BÜYÜK DEVLETLER KÜRTLERE IHANET MI ETTI? • 1916 tarihli meshur Sykes-Picot Andlasmasi çerçevesinde Irak, Ingiltere nüfuz bölgesi olarak tanimlanmisti. Ingiliz Hükümeti ele geçirilen topraklarda olusturulacak yönetim modellerine karar vermek üzere Lord Curzon baskanliginda bir komisyonu görevlendirmisti. Ama Ingiltere Kürtler için belli bir politika gelistirmemis gibi görünüyordu. Ingilizler uzun süre ‘Kürdistanli Lawrence’ Binbasi W. C. Noel araciligiyla politika gelistirmeye çalistilar. Binbasi Noel’in önerisi, Kuzey Kürdistan denilen Güneydogu Anadolu bölgesinde Ingiltere’nin gözetiminde özerk bir idare kurmakti. Halbuki Britanya’nin Irak Valisi Sir Arnold Wilson ‘Kürdistan terimi genel anlamda cografi bir ehemmiyeti olmayan, müphem (belirsiz) bir terimdir… Bugün Suriye, Türk ve Irak sinirlarinin kesistigi bölgelerdeki büyük daglar arasinda uzanan vadilerde yasayan Kürtlerin ait olduklari asiret disinda pek fazla birlik ya da baglilik duygusu yoktur...’ diyordu.

Kemalist güçlerle Ingiltere arasindaki çekismelerin Musul’da yarattigi bosluktan yararlanmak isteyen Seyh Mahmud Berzenci adli Kürt beyi, 22 Mayis 1919’da Süleymaniye’deki Ingiliz birliklerini esir alip bagimsiz Kürdistan hükümetini ilan edince Ingilizlerin tepkisi sert oldu. Haziran ayina gelindiginde Berzenci Hindistan’a sürgüne gönderilmisti bile. Çünkü A. Wilson’un selefi Sir Percy Cox, Kerkük ve Musul petrollerinin önemini fark etmisti ve bölgede bagimsiz bir Kürdistan’in kurulmasinin bu zenginlikten vazgeçilmesi anlamina geldigi konusunda merkezi ikna etmisti. Nitekim 1919 sonlarinda, Suriye’den Paris Baris Konferansi’na gitmeye çalisan Kürt delegeler, Ingiliz ve Fransiz yetkililer tarafindan çesitli yöntemler kullanilarak (havalar bozuk, gemi bozuldu, tamire alindi vs.) oyalandilar, engellendiler.

Agustos 1921’de, Irak manda yönetimi kuruldu. Faysal, Bagdat’ta krallik tacini giyerken, Milletler Cemiyeti (MC), Kürtlere özerklik verilmesini tavsiye etmisti. Ancak Britanya, Kürtlerin taleplerine ve MC’nin önerilerine hiç olumlu karsilik vermedi. Ancak Araplarla Kürtler arasindaki çatismalarin sertlesmesi üzerine Ekim 1922’de Berzenci’yi Hindistan’dan getirip bazi yetkilerle ‘Özerk Kürdistan’in basina koydular. 1923’te Ingiltere ile Irak arasinda anlasma yapilarak özerk Kürdistan yine Irak’a baglandi. Ingiltere 1924 ve 1927’de tekrar baskaldiran Berzenci’ye son darbeyi 1930’da vurdu ve 1941’e kadar Irak’in güneyine sürgüne gönderdi. Berzenci 1956’da sürgünde öldü. (Paul C. Helmreich, Sevr Entrikalari, Sabah Kitaplari, 1996, ilgili sayfalar.)

SOVYET RUSYA’NIN TAVRI • 26 Nisan 1920’de BMM adina Lenin’e bir mektup yazan Mustafa Kemal ‘Batili emperyalistlere karsi Sovyet Rusya’dan destek talebinde bulunmustu. Sovyet Rusya Disisleri Komiseri Çiçerin’in 3 Haziran tarihli cevabinda ‘Türk Ermenistan’i, Kürdistan, Lazistan, Batum ili, Dogu Trakya ve ahalisi karisik Türk ve Arap olan bütün yerlerin, ‘kendi kaderlerini belirlemesi’ gerektigi belirtiliyordu. Rusya’nin yardimina muhtaç olan Mustafa Kemal 20 Haziran 1920’de Lenin’e gönderdigi ikinci mektubunda ‘bu prensipler bizim de samimi ve ciddi prensiplerimizdir. Garp devletleriyle olan mücadelemizin esas amaci da budur. Kosullari olustugunda ve firsat bulundugunda bu kurallar uygulanacaktir’ demisti. Ancak iki hafta sonra meclisin gizli oturumunda asil niyetini gösterdi “…Arabistan ve Suriye’nin –hududu milli haricinde müstakil bir devlet olmasini… Erivan Cumhuriyetini tesis ve teskil eden Ermenierin müstakil olmalarini ve bapta arzlari her ne ise zaten kabul etmisizdir. Fakat Kürdistan, Lazistan vesaire hakkinda degil.” (TBMM Gizli Celse Zabitlari, c. I, TBMM Basimevi, 1980, s. 73.) Yani Mustafa Kemal o sirada Fransizlarin otorite alanina giren Suriye’nin ya da Sovyet Rusya’nin kontrolündeki Ermenistan’in ‘müstakil’ olmasina evet diyor ama kendi otorite alanindaki Kürtlerinkine hayir diyordu. Bu tavir elbette meclisteki Kürt asilli milletvekilleri tarafindan elestirilmedi.

Ama Kürtler için asil sansizlik, Mustafa Kemal’in ordularinin I. Inönü Savasi ile Yunan ordularini püskürtmeye baslamasiydi. 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Anlasmasi ile Kürtlerin kaderi iyice netlesmisti. Seyh Mahmut Berzenci’nin ‘Kürt halkinin kendi kaderini Sovyet halkinin kaderiyle birlestirmeye hazir oldugunu’ bildirerek yardim talebinde bulundugu iki mektubuna Sovyet Rusya yanit bile vermedi.1923 yilinda, Ermenistan’la Yukari Karabag arasinda kalan Laçin, Qelbejer, Kubatli, Zengilan gibi yörelerde kurulan ‘Kizil Kürdistan’ adli özerk bölge ise ancak 1928’e kadar varligini sürdürebildi.

SEVR’DE KÜRT-ERMENI ITTIFAKI NASIL BOZULDU? • Birinci Dünya Savasi’nin hesabini görmek üzere Ocak 1919’dan Ocak 1920’ye kadar süren Paris Baris Konferansi’nda neler oluyordu? Ingiliz ve Fransizlarin kendi kontrolleri altindaki bölgelerden gidecek Kürt delegelerine çikardiklari engeller yüzünden Kürtleri konferansta Kürtçe bilmedigi bile söylenen Osmanli Devleti’nin Stockholm Büyükelçisi Serif Pasa temsil etmisti. Kürt halki ile organik bir bagi olmayan Serif Pasa, meslekten gelen becerisi ve hirsi ile muhayyel bir Kürdistan’in pazarligini yapmaya baslamisti. Ne var ki Serif Pasa’nin Sevr’de Ermeni heyetinin Baskani Bogos Nubar Pasa’yla imzaladigi muhtira, Kürt ülkesinin sinirlarini Van Gölü’nün güneyinden geçirdigi ve fazlaca topraksal tavizler içerdigi için Bedirhanlar tarafindan; Ermeni ‘gavuruyla uzlastigi’ için de Semdinanlar tarafindan reddedilmisti. (Bedirhanlarla Babanlarin temsil ettigi devrimci gelenek ile Semdinanlar ve Seyit Abdülkadir’in temsil ettigi muhafazakar gelenek ileriki yillarda da sürekli çatisacaklardi.)

Sevr’de Kürtler ve Ermenilerin ortak bir devlet kurma yolunda adimlar attigini ögrenen Mustafa Kemal, derhal Dogu’daki bazi Kürt asiretlerini örgütledi ve Sevr’e protesto telgraflari göndertmeye basladi. 22 Subat 1920’de Erzincan havalisindeki Baban, Basuranli, Bodmanli, Bal, Medarli, Göçerli, Abbas, Rol, Sadi ve Sisanli asiretlerinin reislerinden Fransiz Yüksek Komiserligi’ne çekilen “baris konferansina bildiririz ki Kürtler, soy ve din olarak Türklerle ayni ülke içerisinde birlestikleri yasal kardeslerdir. Osmanli hükümeti’nden baska hiç kimsenin Kürtler adina konusma hakki yoktur (…) Ermenilerle is birligi yapma çabalari sonuçsuz kalacaktir (…) Baris Konferansinin dikkatine sunuyoruz ki bizi Osmanli imparatorlugundan ayirmak için varligimizdan hiçbir sey birakmaksizin yok etmeleri gerektigini kendilerine bildiririz…” deniyordu. Benzer telgraflar 19 Subat 1920’de Van’dan, 23 Subat’ta Tercan ve Hasankale’den de gönderildi.

Telgraflarda kullanilan dil, bu asiretlerin Mustafa Kemal’in hedefleri konusunda en ufak bir bilgisi olmadigini gösteriyordu. O’nu Padisahin temsilcisi saniyorlardi ve Ermeni tehlikesi ile korkutulduklari anlasiliyordu. Osmanlilarin masada yalniz birakilmamasi yolunda bir telgrafi da Seyit Abdülkadir çekti Ama sonuçta telgraflarla yapilan baski en sonunda etkisini gösterdi ve Serif Pasa, 5 Mayis 1920’de Paris Baris Konferansi masasindan çekildigini açiklamak zorunda kaldi. (Bu süreç hakkinda ayrintili bilgi için: Hasan Yildiz, Fransiz Belgeleriyle Sevr-Lozan-Musul Üçgeninde Kürdistan, Koral Yayinlari.)

Paris’te Kürt ve Ermeni ittifakini bozmayi basaran Mustafa Kemal’in 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi’nin açilis konusmasindaki su sözleri, Ermeni tehlikesi henüz bertaraf edilmedigi için Türk-Kürt ittifakinin hala önemli oldugunun kanitiydi:“ Efendiler bu hudut sirf askeri mülahazalarla çizilmis bir hudut degildir, hududu millidir… Bu hudut dahilinde Türk vardir, Çerkes vardir ve anasiri saire-i Islamiye vardir…” ve “Efendiler… burada maksut olan ve Meclisi alinizi teskil eden zevat yalniz Türk degildir, yalniz Çerkes degildir, yalniz Kürt degildir, yalniz Laz degildir. Fakat hepsinden mürekkep anasir-i islamiyedir, samimi bir mecmuadir…” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C. I. 1997, s. 30 ve 74-75)

KOÇGIRI AYAKLANMASI • Resmî tarihe göre, 1919 ile 1921 sonu arasinda, Ankara Hükümeti'ne karsi 23 isyan gerçeklestirildi. Bu isyanlardan sadece dördü Kürtlerin oturdugu bölgelerdeydi ve sadece üçüne Kürt asiretleri katilmisti. Digerleri Saltanata ve Halifeye bagli Türkler ve Çerkezler tarafindan çikarilmisti. Kürt isyanlarindan en önemlisi Dersim’de (bugünkü Tunceli havalisi) meydana gelen Koçgiri Kürt Ayaklanmasi oldu.

Dersim’deki Alevi Kürt asiretleri bölgenin ulasilmazligi ile Osmanli Devleti’ne vergi ve asker vermeyen özerk beyliklerdi. Hafik (Koçhisar), Zara, Imranli, Refahiye, Kemah, Divrigi, Kangal, Kurucay ve Ovacik cografyasindaki 135 köy, Koçgiri konfederasyonunun kontrolündeydi. 1916’da Ruslar yaklastiginda Sivas merkezli bir Kürdistan için görüsmelere baslamislar, fakat Ruslar bölgede bagimsiz bir Ermenistan kurulmasini tercih ettigi için anlasma saglanamamisti. Bu asiretler daha sonra Kürt Teali Cemiyeti ile isbirligi yaptilar ve Ankara’daki yeni meclise temsilci göndermediler. Subat 1920’de, özerklik taleplerini yasama geçirmek üzere harekete geçtiler.

MECLISE GIREN AGALAR • Hareketin liderligini II. Abdülhamid tarafindan pasalik rütbesi verilen Ibolarin reisi Mustafa Pasa’nin ogullari Alisan ve Haydar beyler ile bu beylerin maslahatgüzari olan Aliser (Alisir) yapiyordu. Hareketin fikri önderi ise Veteriner Hekim Nuri Dersimi’ydi. Ankara önce bölgeye bir Nasihat Heyeti gönderdi ve Diyap Aga, Meço Aga, Ahmet Ramiz, Mustafa Bey, Hasan Hayri gibi Koçgiri liderleri Dersim mebusu olarak meclise katilmaya ikna etti. Ayni günlerde 72 Kürt mebusu üzerlerinde yerel giysileri ile Meclis’e getirilirler ve Itilaf Devletlerine Ankara hükümeti ile beraber olduklarini bildiren bir telgraf çektiler.

Koçgiri liderlerinden Nuri Dersimi, ‘Dersim’de özerklik kazanmak üzere olduklari bir dönemde, bu soysuzlarin indirdigi darbeyi hükümsüz birakmak için Dersimliler adina mufassal bir rapor tanzim ederek, Kürdistan Teali Cemiyeti vasitasi ile Itilaf devletleri mümasillerine gönderdik. Bu raporda Ankara hükümetinin tazyiki ile çektirilen ve mahiyeti yukarida yazili telgrafta bahis konusu olan iddiayi red ve tekzip etmekle beraber, bagimsiz bir Kürdistan yaratilmasini istedik’ diye yakinacakti. (Nuri Dersimi, Kürdistan Tarihinde Dersim, Zel Yayincilik, 1994. s.125.) Ama, ne Ingilizler ne de Fransizlar, yek vücut davranmaktan aciz Kürtler ugruna giderek konumu güçlesen Kemalist hareketi karsisina alacak kadar maceraci degildi.

72 Kürt beyinin ihanetini sindiremeyen Alisir ve adamlarini Ankara’nin gönderdigi birliklere saldirmaya baslayinca, asileri tepelemek için, önce Sivas, Erzincan ve Elazig’da sikiyönetim ilan edilir, ardindan 14 Mart 1921’de “Zo [Ermeniler] diyenleri temizledik. Lo [Kürtler] diyenlerin köklerini de ben temizleyecegim" diyen Sakalli Nurettin Pasa komutasindaki Merkez Ordusu bölgeye gönderilir. Nurettin Pasa’nin komutasinda Mustafa Kemal’in Muhafiz Alayi Komutani Giresunlu Topal Osman'in 47. Müfrezesi de vardir. 17 Haziran 1921’de Alisan ve Haydar Beyler sarildi. 300 civarinda isyanci ölüm dahil çesitli cezalara çarptirildilarsa da kaçmayi basaran Nuri Dersimi ve Aliser disinda kalanlar Ankara tarafindan affedilecektir, ancak isyan o kadar sert yöntemlerle bastirilmistir ki, Meclis’te Sakalli Nurettin Pasa’nin aleyhine büyük bir tartisma baslar. Nurettin Pasa’yi cezalandirilmaktan kurtaran ise Mustafa Kemal olacaktir. (Ayrintili bilgi için: Koçgiri halk hareketi: 1919-1921, Komal,1992.)







Google
© Copyright - 2005 Bumsuz.net Websitesi. All rights reserved.
Webmaster: Ecevit Yagciecevit01@yahoo.dk

Sponsorlar

Reklam vermek istiyorsaniz e-mail´lime yazbilirsiniz. ecevit01@yahoo.dk


Galeri

cocuklar1.jpg
cocuklar1

oskayaylasi1.jpg
oska yaylasi

cesme.jpg
cesme.jpg

koy6.jpg
köy

ANKET

Bumsuzun en büyük sorunu?
Su
Yol
Göc
Baska
Pollhost.com

Kitap

Kitaplar

Sinema

Sinema

22 Nisan´dan itibaren Kopenhag Park Bio ve Aarhus Øst for Paradis sinemalarinda

Sinema düskunlerine müjde, artik Danimarka'da gösterime girecek filimlerin ne zaman ve nerde göterilecegini bu sayfadan takip edebilirsiniz.