
SEYAHATNAMELERDE HAYMANA(*)
Seyahatnameler geçmisi bugüne aktarmada önemli kaynaklardir. Kisisel özlenimleri kapsamakla birlikte seyyahlar, XVI ve XIX.
Yüyyillara ait ülkemizle ilgili degerli bilgiler vermislerdir. Bu dönemlerde dogulu ve batili birçok seyyah, Ankara ve Haymana civarina ugramis, bu bölgenin sosyal ve ekonomik durumu konusunda günümüze isik tutacak arastirmalar yapmislardir.
Bazi kaynaklara göre Ankara ve civarina ugrayan Seyyah sayisi sekizdir. Bunlarin üçü 16, biri 17, dördü 18. yüzyilda ugramistir(1). Mebre, Busbecq, Polonyali Simeon, Paul Lucas, Tournefort, Pococke, Motraye gibi batili seyyahlar Ankara'yi kentsel yapi olarak tanitmislardir.
Bu seyyahlarin disinda Ankara ve çevresi hakkindaki gözlemlerini eserlerinde yansitan baslica kisiler sunlardir.
IBNI BATUTA: XVI. Yüzyilda ülkemizi ziyaret etmis, ahiler hakkinda degerli bilgiler vermis ancak, bazi kaynaklara göre Ankara'ya ugramis, bazi kaynaklara göre de ugramamistir. Haymana'ya ugradigi hakkinda kesin malumat yoktur.
BUSBECQ: 1555 yilinda Ankara ve civarina ugradigi bilinmektedir. Haymana civarinda yasayan Galat'lar ve Ankara'nin kurulusu hakkinda genis açiklamalarda bulunmaktadir.
Ankara ve civarinda, özellikle Haymana'da yetisen ünlü tiftik keçisi hakkinda Busbecq sunlari anlatmaktadir. "Amasya'ya gitmek için Iznik'ten hareket ettigim vakit, bu ipek tüylü keçilerle ilk defa Sangariyus'un (Sakarya) Dogusunda ve Ankara'ya bir günlük mesafede bulunan Beypazari Sehri civarinda tesadüf etmistim." Seyyahin tarifine göre, bu keçilerin yapagisi hemen ipek kadar güzel, fevkalade bir incelikle beraber parlak ve yere sürünecek derecede uzun idi. Çobanlar bunu kirpmazlar fakat yolarlardi. Bu keçileri akarsularda yikarlar ve otlatmak için zayif yesil otu yahut yapaginin inceligine faydali kisa boylu çemeni olan meralara sevkederler. Keçi sürülerinin bu mahsulatini Ankara'ya götürürler. Bunu orada kadinlar büker, dokur, boyar ve parlak bir nevi kumas yapilir(2).
PAUL LUCAS: Haymana'ya da ugrayan bu seyyah " Bu cins keçiler Ankara sehri yukari kisminda olmak üzere sekiz-on konaklik bir mesafeyiçevreleyen bir dairede asil bunlarin vilayetinin ismi Haymana'dir diyor(3).
POLONYA'LI SIMEON: 1608-1619 tarihlerinde Ankara ve civarinda dolasmis, keçisini, bastirmasini ve sarabini begenmistir. MOTRAYE: Türkiye'de ugradigi yerlerden ençok Ankara'daki yazitlari begendigini belirtiyor ve burada yasayan azinliklarla ilgili bilgiler veriyor(4).
EVLIYA ÇELEBI: Ünlü Türk seyyahi 1640 yilinda Ankara'ya ugramis ve ondan söyle bahsetmektedir. "Defterhanede adi Ankara'dir. Gülen gül gibi beyaz bir surla çevrili, zapti güç bir kaledir. Halâ Anadolu bîrnebûn, zivistana 2004an topraginda Sancak Beyi merkezidir. Nice kere arpalik yolu ile üç tuglu vezirlere ihsan olunmustur. Kanun üzere pasanin hasi 263400 akçadir. Livasinda 14 zeamet, 257 timar var. Mirlivanin Sancagi altinda timar erbabi bulunmazsa, timar baskasina verilir. Pasasinin eyaletindeki hasi subasiliktir. Sehir subasisi, Murtad OvasiSubasiligi,Yabanova Subasiligi, Çubukova Subasiligi, Sorba Subasiligi pasa hasindan olup,senede kirkbin kurus has olur. Besyüz akçalik mevleviyettir. Mollasina senede yirmi kese has olur. Seyhülislami "Keder-Zade" adli besyüz akça payesiyle Nakibül Esrafi, altiyüz ilmiye mensuplarina sahip olmus. Kadi ve ayanlari ve diger büyükleri ve esrafi hesapsizdir.Sipahi Kethüdalari, Yeniçeri Serdari yerine azametli Yeniçeri Çavusu vardir.Bütün ahalisi kadi ve asker taifesidir. Tiftik keçisinin, eti güzel kokuludur.Çünkü,keçileri daglarda pirnar yapragi yerler. Tiftik keçisi beyaz süt gibi olup, onun gibi beyaz mahluk belki yoktur. Sof ipligi bunlarin yününden olur. Bu keçilerin tüyünü makasla kirparlar saipligi sertçe olur. Aöa yolarlarsa, Eyüp peygamber ipegi gibi yumusak olur. Ama zavalli keçileri yolarken feryatlari göklere ulasir. Ama büyükler, onlarin feryat etmelerine çare bulmuslardir. Önceleri keçileri yolacak yerde, kireç ve kül karistirip keçileri bu serbetle yikarlar. Zahmetsizce tüyler kopup, çirçiplak kalirlar. Zavalli keçiler tüysüz tüysüz olurlar. Iste sofu bunun ipliginden dokurlar. Kadin ve erkek herkesin isi softur(4).
Evliya Çelebi, tiftik keçilerinden bol bol bahsettigi Ankara seyahatinda, Haymana'ya ugradigi konusunda bir kayda rastlamadik. Ancak, tiftik keçisinin vatani sayilan Haymana'ya ugrama ihtimali yine yüksektir. ÜNSERT: Bu seyyah, Ankara keçisine ilk defa dag silsilesinin batisinda, Ankara'ya yanliz bir konak uzakta bulunan Hasan Oglu ismindeki bir Türkmen çadirinde tesadüf etmistir. Kuzey ve güneyden bu cinsin ilerledigi sahaya gelince, kuzey tarafindan Kalecik Daglarini ve güneyden Seyyid- Elgazi'yi geçmez, yani Haymana ismindeki ovadan asmaz.
SARL TEKSIYE: Ünlü Fransiz arkeolog ve seyyahi Charles Texier, 1834 yilinda yazdigi "Küçük Asya" adli eserinde söyle anlatiyor. "Türk Muharriri Evliya Çelebi Yukari Fricya (Frigya) yaylalarinin koyun cinsini mehd ve sena ettigi sirada söyle der. "Ankara tiftik keçisinin ipek yapagisini, bir sey ile tavsir etmek ve hakkinda bir madde bulmak kabil degildir"(6). Busbeck, Pol Lukas, Ünsert gibi seyyahlarin eserlerinden anlatilar yaparak özellikle tiftik keçisi hakkinda genis bilgi vermektedir. Galati-Salaterin (Galatie-Salutaire) sehirleri, yahut Galatya- Saluteris ismi, bu kitanin güney kismina verilmistir. Sebebi de, bazi yerlerinde kaplica maden sularinin bulunmasidir. Bu havaliye simdi Haymana nami (ismi) verilir. Baslica özellikleri, agaçtan tamamen mahrum olmasidir. Rumlar buraya (Aksilon) ismini de verirler. Buranin sekenesi (yerli ahalisi) o zamanlarda hayvan tezegi yakarak isinirlardi. Haymana ovasi, denizden vasati irtifa (ortalama yüksekligi) 1750 metreye varan gayet genis bir yayladir. Mecrasi, simale (Kuzeye) dogru açilmis dairesi büyük bir kavis yapan ve hesapsiz menbalari (kaynaklari) olan Sangaryus Nehriyle sulanir. Agaçsizliga ragmen bu havali (Ezmene-i Kadimede) eski çaglarda, pek çok sehirlerle örtülmüs idi. Bunlarin simdi izleri kalmistir. Galati-Saluterin'in daha sonra Hiristiyanlik Baspapazligi olan baslica sehirleri, Pesinus, Terikomya, Pelitandus, Tiskon, Kerma, Amoryum, Abrostola, bîrnebûn, zifistana 2004an Orsistos derler. Bunlardan üçünün yeri hala bilinmemektedir. Bunlar Seyid Gazi'yi, Sivrihisar'a baglayan yolun güneyindedirler. Bu kitanin güney hududunu tayin etek hemen imkansizdir.
Bu hudut, Roma'nin fethinden, Bizans Imparatorlugu'nun sonlarina kadar pek mütehavvi ve (Fricia- Parore) ye kadar mümted idi. Galati kitasi, Amnita'in devri hükümetinde, hudutlari için pizidi ve izori'yi bile almisti. Seyid Gazi ile Sivrihisar arasindaki mesafe, posta tarifesine göre 16 saat ise de, gerçekten 80 Km'den fazla degildir. Dogu istikametini takip eden yol arizali degildir. Az çok dalgali çiplak ovadir. Kisin birçok gölleri Sakarya'ya akarlarsada, yazin bütün ova kasvetli bir kuraklik içindedir. Kaymaz köyü, Seyid Gazi'den 7 saattir. Burasi Macdonald Kiner tarafindan Terikomya sehri-kadiminin mevkii olmak üzere irad edilmistir. Bu köy bir derenin kenarindadir. Ve buralari için nadir bir sey olmak üzere birkaç agaçla sayelenmistir (siralanmistir). Yerli ahalisi umumen koyuncu ve çiftçidir. 60 hane kadar vardir. Fazlaca eski eser parçalari görülür. Birçok kitabelerden, buranin Bizans devrinde oldukça mühim bir sehir oldugu anlasilir. Terikomya ismi, bu yazilanlarin hiç birinde yok ise de, bu zat tarafindan tayin edilen Kerma Sehri yolu üzerinde olmasi ve (Durileu) mesafesi itibariyle bulundugu mevkii, bu iki sehri tesbit ettirebilmektedir.
Mösyö Bart, ikinci defa Terikomya'yi ziyaretinde Cominin yaninda büyük bir lahit ile Fricya'nin (Prokonsol) lerinden birinin namina bir kitabe görmüstür. Abrostola Sehrinin mevkiini tayin edemedigimiz için Balahisas (Pesinot) tan geçerek Derileum ile Amoryum arasindaki yolu da tamami ile bilemiyoruz. Bu mesafeleri Potingerin cetvelinde söyle gösterilmistir. Midyay-28, Terikomya-28, Pesinos-21, Abrostola-23, Kerma-23 Km. Derileu'dan uzaktadir" (7). Ankara ve çevresini dolasan ancak, Haymana'ya ugradiklari konusunda, eserlerini inceleyip detayina inemedigimiz bazi seyyahlar sunlardir. Ptton Toudnefort (1701), Babtstin Poujoulat (1837), Georges Perrot (1864), Meyer Resebücher (1902), Alman seyyah Carl Ritter Haymana'ya ugramistir.Fransiz seyyah Par Vital Cuinnet, "La Turqie D'Asie" adli 1892 yilinda yazmis oldugu eserinde Haymana hakkinda su bilgileri veriyor: "Ankara ve Ayas arasinda, Tchar- Sovvel'enguru nehirlerinin, birlestigi yerde ve bu nehrin kiyilari üzerinde, küçük Istanos köyünün büyük bir kisminda, Ermeni halkina rastlanirdi. Bu köy Ayas'a Güney'den 20 km. Ankara'ya Bati'dan 30 km. uzakliktadir. Meyilli bir dagin üzerinde, katli evleri olan ve karsi kiyi üzerinde uzun çay kenarlari siki serpilmis bahçeler ortasinda, yükselen bir kaç Ermeni kiliseleri, magaralar ve inler çok tuhaf oyuk adam elleri, dagin yüksek kisminda dar ve uzun geçitler uzanir. Yollari elverisli ve eskiden kullanilan ocaklara (bacalara) götürür. Vadi uzunlugunun tümü üzerinde akan I. Enguru-Sov (Riviere- D. Angora) Ankara çayi dagin üzerinde, dolasildiginda eskiden çevrilmis ve kalinca yapilmis genis magara gibi pier bloklarina rastlanir. Bu bir müdafaa usulü gibi, tereddütsüz taninmak gibi bu kampta, Galleri, (eserleri çikarmali, Sezarla, Oppida adlari bu dagin bir tepesinde hakimdir). Eski harabe hamamlari, henüz senenin büyük bir kisminda, yakin kaplicalarla besleniyor. Güneybati bölgesinde bulunan bu kaynaklar bugün "HAYMANA" diye adlandiriliyor. Yunanli'lar (Rumlar) AXYLON derler. Çünkü o zaman ormandan tamamen yoksun ve güneste kurutulan ehli bîrnebûn, zivistana 2004an hayvan tezekleri ile isinirlardi. Bu gözden kaybolan büyük beldede, bu eserlerle, ilgili izlere tekrar güçlükle rastlanir. Ve önceden meshur olan isimler, bunlar Pessinus, Ovpesinunte, Triconia Germa, Amorium ve Abrostola bu harabelerin hepsi, bu beldede ve sehrin güneyinde, buraya az uzaklikta, Sivrihisar'da bulunur."(8)
Katip Çelebi "Cihannüma"sinda, Semsettin Sami "Kamusül Alam"da, Haymana'dan bahsetmektedirler. Seyyah Kandemir "Vilayetimiz Ankara" adli eserinde, 1930'larin Haymana'sini dolasarak o günleri aktarmaktadir. Yazar Avni Candarö 1935'li yillarda Haymana'yi köy köy dolasmis ve Arkeolojik istasyonlari isim isim tespit etmistir.
(1), (2), (3), 4) Yurt Ansiklopedisi "Ankara Maddesi" sayfa: 582-583-584, Yil: 1981, Anadolu Yayin. Ist.
(5), (6), (7) Charle Texier "Küçük Asya" Cilt: 2, Sayfa: 446-427-428 Basim 1863 Paris (Osmanlica nüshadan)
(8) Par Vital Cuinet "La Turqie D. Asie" Cilt:1, Sayfa 278, Yil:1892 Paris (Osmanlica Nüshadan)
(*)Tarih Içinde Haymana, Halil Ibrahim Uçak, Haymananlilar Yardimlasma ve Güzellestirme Dernegi Yayinlari, no: 1, Ankara 1995 sayfa 46-49
bîrnebûn, zivistana 2004an, bîrnebûn dergisiden alinmistir.